Eğitimci Sosyolog Yazar Celil Boz

Tarih: 31.01.2026 15:06

UYU UYU YAT UYU EĞİTİMİ

Facebook Twitter Linked-in

Ben ilkokula giderken birinci sınıfta Alfabe kitabımızda kolay okuyup anlaşılması açısından basit ve tekrarlı kelimelerden oluşan cümleler vardı. “Uyu uyu yat uyu,” bunlardan birisiydi. Bu cümlenin içerik olarak kitleleri edilgin hale getirmek için kullanılan iyi bir uyuşturucu slogan olduğunu fark etmeyen aklı başında bir insan yoktur. Uyut işine bak. Uyanık insan canlıdır, isteği olur. Uykudaki insandan zarar gelmez, yarı ölüdür, uyanıklar alabildiğine özgürdür.

Televizyonda bir programda izledim, bizim ülkemizde “Geleneksel Spor Dalları Federasyonu” varmış. Kendimi çok cahil hissettim. Böyle bir federasyondan haberim olmamış bunca yıl. Bu federasyonun çalışmaları arasında: “Halat Çekme, On İki Taş, Mangala Oyunu, Eğir Oyunu, Geleneksel Kızak, Mas Güreşi, bulunmaktadır. Bu programda okçuluk da vardı ama Okçuluk Federasyonu ayrı.

Programda yapılan çalışmalar öyle bir anlatıldı ki zannedersin bu etkinliklere katılanlar yürüyen dünyayı bir ucundan tutup başka yöne çevirecekler. Merak ettim Google’dan “gsdf.gov.tr” adresinden oyunlara, kurallarına, çalışanlarına, genel müdürlerine Türkiye’deki teşkilatlanmasına ve bu etkinliklere katılanların kazanacakları becerilere baktım. Çok üzüldüm.

Günümüz dünyasında sekiz yaşındaki çocukların peş peşe 15 Saltoyu adeta elleri yere değmeden attığı bir dünyada Halat çekme, Mas Güreşi vb. tam da bir uyutmaca. Mas Güreşinde bir kalasın iki yanında oturur vaziyette duran rakipler bir sopadan tutarak rakibini kendine doğru çekiyor, hepsi bu. Güreş 10 saniye sürüyor. “Bir noktadan en uzağa tükürme” yarışı bir insana ne kazandırırsa bu oyunlar da aynı değerde sayılabilir.

Geleneksel Spor Dalları Federasyonu 1996 yılında kurulmuş. Ne amaçla kuruldu bir anlam veremedim. Yapılan işe bak bir de yapılan masrafa bak! Bu etkinliklerin Federasyonu, Genel Müdürleri, İl-ilçe temsilcileri, hakemleri, antrenörleri, kurs hocaları vb. varmış. Bunların hepsi maaş alıyor. “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını okuduğumda Finlandiya’da yapılan kalkınma hamlesinde futbolu ülke sınırları içerisinde yasakladılar. Gerekçe:” Futbolun halkın mutluluğuna ve ülke kalkınmasına bir yararı yok.” Bu bizim ileri görüşlülerin (!) gerekçesi neydi acaba?

Baba oğluyla gurur duyuyor. “Oğlum Bas Güreş antrenörü oldu.” Bir başkası; “Kızım Bas Güreş hakemi olarak çalışıyor,” diye söylense bu kimselerin işini tarif edecek bir aklı başında insan bulamazsınız. Bu kadar boş işlerde insan çalıştırmak insan onuruna hakarettir. Tam da “Salla başını al maaşını,” türünden bir iş. Çelik Çomak Federasyonu, Dağdan Taş Yuvarlama Federasyonu gibileri de kurulursa şaşırmayın. Bilim, teknoloji alanında eğitim veya çağdaş sporlar yapılırsa ülke kalkınır, halk refah içinde yaşar. Dünya milletleri arasında güçlü oluruz. Bunu arzulamak bu topraklarda yaşayan herkesin biricik amacı olmalıdır.

Atatürk Türk Milletine “Çağdaş Medeniyetlerin önünde ilerleme ve çalışma,” tavsiyelerinde bulunmakla ne kadar ileri görüşlü büyük bir insan olduğunu göstermiştir. Bu Geleneksel Spor Dalları Federasyonunun 81 ilde yapacağı çalışmalarla bu insanları, ilk insan topluluklarının oyunlarıyla dünyanın neresinde hangi platformlarda yarıştıracak? Bu kadar masraf daha anlamlı işlerde ülkenin kalkınmasında kullanılamaz mı? Geri kalmışlığın nedenleri öngörüsüzlük…

Celil Boz.     (celilboz@yahoo.com)

Eğitimci Sosyolog

30/01/2026


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —